|
Vazgeçmemeliyiz
Gündelik hayatta karşılaştığımız sorunların altında ezilip kalmamalıyız. Zorlukların olması bir an dahi olsa yaşam sevincimizi ve tutkuya varması gereken iddiamızdan vazgeçirmemelidir.
Doğrudur. Yığınla yaşamsal, düşünsel sorunlarımız var. Hayatı anlamına uygun yaşamamanın verdiği sıkıntılar var. Bazı anlarda bunalımın olduğundan ya da olması gerekenden fazla olduğu da doğrudur. Bütün bu
zorlukların doruğa çıktığı bunalıma sebebiyet verdiği anlara rağmen vazgeçmemeliyiz.
Bunalıma düşmek, ağlamak, dilenmek, pes etmek, kendimizi değersiz olarak görmek, maddeye tapmak... için yığınla gerekçemiz var. Bütün bu gerekçelere rağmen hayatı anlamına uygun yaşam felsefesinden vazgeçmemeliyiz.
Asıl bundan vazgeçersek değersiz oluruz. Bizi yani insanı değerli kılan idealleridir. İdeallerini insanlığın genel idealleriyle birleştirebilen insan en değerli insandır.
Maddiyat, para pul, servet, şöhret, lüks, iktidar insanı insan yapmaz. İnsanı insan edecek olan insani değerlere bağlılığıdır. Asırlardır dünyanın farklı coğrafyalarında insanlığa ışık olan erenler, evliyalar,
enbiyalar, cümle kamil insanlar daima bu değerlerin temsilcileri, taşıyıcıları olmuşlardır. Onların idealleri, onların şahsında somutlaşan insana ve doğaya bakış, gerçek manada insan olmak isteyen, hayatı anlamına
uygun yaşamak isteyenlerinde bakış açısıdır.
Birileri kendi bataklığına ideal sahibi insanları çekmek isteyecektir. Bu her çağda olmuştur, bu günde olacaktır, yarında olacaktır. Hatta bir çok sözde, biçimde “hakli” gerekçelerde sunabilirler. Mesela
“maddiyatın esas olduğunu, paranın her şeyi belirlediğini, paran kadar insan olabileceğini, parasız insanın ne kadarda değerli olursa olsun aslında hiç olduğunu, para sahibi olmak için her şeyi yapmak
gerektiğini, ideallerin, değerlerin, ahlak kurallarının aptal insanlar için olduğunu, her şeyin mubah olduğunu, asıl olanın yeyip-içip gününü gün etmek olduğunu” telkin edip dururlar. Yaşamın zorluklarından
bunalan insanların bu ve benzer daha binlerce ince yöntemle baş etmeleri oldukça zor. Zorluklara göğüs germeyip yaşamı eşittir maddiyat olarak algılamalar beraberinde yozlaşmayı ve çürümeyi getiriyor. Yozlaşıp
çürüyen toplumsal birliklerde anlamlı hayatın sahibi olmak isteyenler, cümle Kamil İnsanların ışıklı yolunda yürümek isteyenler daha da azalacaktır.
Ancak, ne pahasına olursa olsun değerlerini, insani duyarlılıklarını korumak isteyenler bilsinler ki doğru yol olan Sırat-i Müstakimdeler. Bu yoldan yürüyenler nihai zafere –her anlamda- ulaşacaklardır. Bu
YOL`un sahipleri insanlığa ışık olmaya devam edeceklerdir. Her insan potansiyel bir ışıktır. Bu ışığın yakılması başkalarından ziyade insanın kendi elindedir. Yanmaya ne dersiniz?!
|