|
Yıldızlar
Havanın açık olduğu bir gecede güncel kaygılardan sıyrılıp, gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz yıldızlar size neyi çağrıştırır? Bir çırpıda gördüğünüz yüzlerce ve
görmediğiniz binlerce yıldız tarih boyunca insanoğlunun ilgi alanı olmuştur. Günümüzde de bu ilgi devam etmekte ve gelecekte de devam edeceği tartışmasız.
Yıldızlar gerçekten ulaşılmaz mı?
Yıldızların sayısı kesin olarak bilinemez mi?
Yıldızların biz insanların hayatlarına dolaylı ya da direkt bir etkileri var mı?
Bütün yıldızlar aynı maddelerden mi oluşmuş?
Nedir bu maddeler?
Fizik anlamında manası nedir yıldızların?
Metafizik anlamında manası nedir?
Yıldızların oluşum süreci nasıl gelişiyor?
Yine yok oluş (eğer yok oluyorsa) süreci nasıl işliyor?
Sorularımızın sonunda soru olduğunu belirten soru işareti var. Biz de bu soru işaretine klasik, genel, ansiklopedik bilgiler ile cevap vererek bir ipucu yakalamaya
çalışacağız. Bu genel bilgiler her ne kadar bize yetersiz gelsede, belki başkaları için gökyüzüne aydınlık gecede baktıklarında gördükleri yıldızları tanımlamaya yönelik bir işaret, bir adım olabilir.
Genel bilgiler yıldızları tanımlamaya şöyle başlıyor: “Yıldızlar, derinliklerinde gerçekleşen nükleer tepkimelerden kaynaklanan çok büyük miktarda ısı, ışık ve
başka elektromanyetik ışınım türleri yayan, son derece sıcak, parlak, döner gaz küreleridir. Bildiğimiz yıldızların çoğu gerçekte çift yıldız denen ikili yıldız sistemlerinin ya da daha çok sayıda yıldızdan oluşan
yıldız kümelerinin üyesidir. Bilinen hiç bir yoldaşı olmayan güneş, bu yalnız hâliyle, oldukça seyrek rastlanan bir yıldızdır.”
“Bir yıldızın gelişimi milyarlarca yıl sürer. Bütün yıldızlar gaz kütlelerinin yoğunlaşmasından oluşur. Gaz kütlesinin büyüklüğü yıldızın sonunda ne olacağını da
belirler.”
“Güneş’le yaklaşık olarak aynı kütledeki yıldızların ortalama ömrü, yani çekirdek kaynaşması yoluyla sürekli enerji üretme süreleri on (10) milyar yıl kadardır.
Daha sonra bu yıldızların hidrojen yakıtları tükenir ve ömürlerinin son evresine girerler. Güneş beş (5) milyar yıldır bu biçimde etkinliğini sürdürmektedir ve bir beş (5) milyar yıl kadar daha bunu böyle
sürdürecektir.”
“Yıldızlar bizden ve birbirlerinden çok uzak olduğundan, bu uzaklıkları kilometreler cinsinden ifade etmeye çalışmak çok anlamsızdır. Bunun yerine astronomlar başka
bir birim kullanırlar; ışık yılı. Bir ışık yılı, ışığın bir yılda alabileceği yolun uzunluğuna eşittir ve kabaca on (10) trilyon kilometredir. Bu ölçeği kullanarak Ay’ın bize olan uzaklığının bir (1) ışık
saniyesinin biraz üzerinde, Güneş’inkinin sekiz (8) ışık dakikasının biraz üzerinde, Plüton’unkinin beş buçuk (5,5) ışık saati dolayında ve Dünya’ya en yakın olan Proxsima Centanri’ninkinin dört nokta üç (4.3) ışık
yılı olduğunu söyleyebiliriz.”
“Çok farklı renklerde yıldızlar vardır. En parlak yıldızlar, çıplak gözün farkıına varacağı bir renk etkisi yaratabilecek güçte ışır ama dürbün ya da küçük bir teleskopla çok farklı renklerde yıldızların bulunduğu görülebilir.”
“Yıldızlar farklı sıcaklıklarda olabileceği gibi, çok farklı büyüklüklerde de olabilir. En büyükleri üstdevlerdir. Örneğin; Herkül takım yıldızında yer alan Ras
Algethi’nin (Alfa Herkül) çapı 320 milyon kilometrenin üzerindedir. 1 391 000 kilometrelik çapıyla Güneş bunun yanında oldukça gösterişsiz kalır.”
“Çok sayıda yıldızın parlaklığının değiştiği görülür. Bunlara değişen yıldız denir. Parlaklık değişimi yıldızın yapısal özelliklerinden ya da dış etmenlerden
kaynaklanabilir.”
Yukarıda belirttiklerimiz bilinen genel bilgilerdir. Dileriz ki; bu kısa bilgilerden gereken mesaj alınır. Bizler, bu bilinen bilgileri farklı bilgiler ile
zenginleştiriyoruz. Böylece anlam verebilme noktasında manevra alanımız genişliyor. Örnegin; saygıdeğer ozan Hüda(i) Baba şöyle katkı sunuyor yıldızların şahsında yaşamı anlamaya çalışanlara:
Bütün evren semah döner
Aşkından güneşler söner
Aslına ermektir hüner
Beş vakitle avunmayız.
Elbette isteyen istediği şekilde yorumlayabilir. Herkes farklı anlamlar verip, farklı sonuçlar da çıkarabilir. Eğer sizde aydınlık bir gecede açık gökyüzünde
parlayan yıldızlara bakarsanız ve duygu, düşüncelerinizi o an için de olsa güncel kaygılardan, sıkıntılardan kurtarabilirseniz, o vakit belki Hüda(i) Baba’nın deyişi ve genel bilgiler size bazı işaretler verebilir.
Bu işaretlerin yaşamınızın yönünü belirleyecek kararlarda etkisi, katkısı olumlu anlamda ihtimal dahilindedir. Çünkü bazı kimselere göre dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı adamı olduğu söylenen Albert Einstein,
evrenin yapısı söz konusu olduğunda söylediği “Allah’a zar
atmamıştır” sözü bu ihtimali desteklemektedir. Dolayısıyla kanıksadığımız gökyüzündeki yıldızların çağrıştırdıkları bir hayli çoktur. Önemli olan bu kanıksamaya yeni bir olguymuş gibi yaklaşmamızdır.
Bakın bakalım çağrışımlarda bir farklılık var mı?
|