|
Ya Sonrası
Yaşanılan her şeyi bir anla mı sınırlıyorsunuz? Bugünün dünü, yarını yok mu? Geçmişten devraldıklarımızla bugünü yaşadığımızı ve bugün yaşadıklarımı da yarına bıraktığımızın ayırdında değil misiniz?
Elbette yaşanan anlar önemlidir. Ancak anların önemli olması için geçmişle gelecek arasındaki köprü görevinin bilincinde olunması gerekiyor. Yaşadığımız anın önemi için geçmişten aldığımız mirasın bilincinde olmamız
ve yine bu mirası yarına taşıyacağımızın bilincinde olmamız gerekiyor. Bunun için ruhta, düşüncede, duyguda, bilinçte... muhasebe mekanizmasının işletilmesi gerekir.
Anlaşıldı ki; yaşadığımız bu anın geçmişle ve gelecekle önemli bir bağlantısı var. Öyle her şey bizlerle sınırlı değil. Yaşanılan bir anın bile öncesi-sonrası var. Demek ki bize düşen geçmişi doğru kavramak, bugünü
anlamlı kılmak ve geleceğe tertemiz bir miras bırakmaktır. Farkında olalım ya da olmayalım, işin diyalektiği böyledir.
Yaşanılan anı dar bir algılayış çerçevesinde yaşayanlar saf değillerse art niyetliler. Yaşamın sonrasıda var. Sonrası iki şekildedir. Hem insanlara bir sonra bırakıyorum, hem de uhrevi (ahret) bir sonraya başlıyoruz.
Dar bir mantıkla “önemli olan bu andır, bundan öncesi de sonrası da yoktur” anlayışı yanlış bir anlayıştır. Bizlerin bu an için yaşadıklarının önemli bir kısmı geçmişte atalarımızın yaşadıklarının sonucudur. Eğer
ceddimiz doğru bir şekilde yaşama anlam verdiyse, bizlere bıraktığı mirası çok hayırlıdır. Yok beyhude bir yaşamın sahibi olduysa, işte o vakit işimiz zor demektir. Miras derken salt ekonomik miras algılanmasın.
Bizlerin miras anlayışı bir bütündür. Yani maddi-manevi güzellikler miras olarak bırakılmışsa ne mutlu sonraki nesile. Özellikle de manevi miras çok önemlidir. Maddiyat her zaman için kazanılır. Fakat maneviyatın
ucu kaçtımı, sonun nereye varacağını kimse bilmez.
Düşüncelerimizi sonradan pişman olmayacak şekilde harekete dönüştürmeliyiz. Nice davranış vardır ki; sonrasını düşünmeden davranılmıştır. Sonrası düşünülmediğinde yığınla pişmanlıklar yaşanmıştır. Ama ne yazık ki, bu
sonraki pişmanlıklar yarar getirmiyor. Pişman olmamak, sonradan acı çekmemek, hayıflanmamak için davranışlarımızın / hareketlerimizin / eylemelerimizin
sonrasını düşünmeliyiz.
Bazen öyle önemli karar anları olur ki; asıl önemli olan o an için yaşanılanlar değildir. Asıl önemli olan, o an yaşanılanlardan sonraki dönemdir. Bu dönem bazı durumlarda ömrün geri kalan kısmıdır da. İşte ömrün
geri kalan kısmının pişmanlıklar, acılar, hayıflanmalar içinde geçirmek istemiyorsak, kararlarımızı ona göre vermeliyiz. Davranışlarımızı, sonrasını da kapsayacak şekilde düzenlemeliyiz. Hareketlerimizi sonraki
dönemleride kapsayacak şekilde idealize etmeliyiz. Bizce doğru olan budur. Doğruların sonuçları ancak uzun vadede ortaya çıkar. Kısa vadelerde verimsiz olduğu sanısına kapılır insanlar. Ancak öngörü sahibi insan
ayırdına varabilir. Siz davranışlarınızı, hareketlerinizi, eylemlerinizi sonraki zamanı da kapsayacak şekilde dizayn edebiliyor musunuz?
|