|
her şeyin bir bedeli var
Her şeyin bir bedeli var. Korkaklığın, mertliğin, iyiliğin, kötülüğün, ihanetin, fedakârlığın, iyi niyetin, alçaklığın... Her şeyin bir bedeli var. Bu bedeller, yapana eninde sonunda geri dönecektir.
Bunda şüphesi olanın akıl sağlığında sorun var demektir. Hiç bir ihanet, yapanın yanına kâr kalmamıştır. Bazen zahiri olarak görünmese dahi, batıni anlamda mutlaka bedel ödemiştir ihanet eden. İlahi adalet eninde
sonunda yerini buluyor. Aksini iddia eden etsin. Bu manâda sabır etmek lazım. Adil Baba’nın (Adil Ali Atalay) deyişiyle; “Sabır et murad alacaksın”. Sabır
derken burada biçare bir hal-i endamdan bahsetmiyoruz. Elbette iyiye, güzele, ahlâka, düzgüne gitme çabası ve çalışması devam etmeli. Öyle oturulan yerden yardım dilemek acizliktir. Zalimin zulmüne dur dememek,
zalimi onaylamaktır. Haksızlığın karşısında olmamak, haksızlık etmek demektir. Adil Baba devam ediyor; “bu sıkıntı sende kalmaz, sabır et murad alacaksın”. Doğrudur. Sabır eden murada erer. Ama sabır sırasında kendi
ilke ve doğrularından taviz vermeden, hak bildiği yoldan dönmeden, onurlu yaşamı sürdürerek, zorluklara ve olumsuzluklara göğüs gererek sabır etmek lazım. Yoksa kendi köşesine çekilip, kadere isyan etmek ve sürekli
başkalarını suçlamak çözüm değildir. Çözüm, en başta düşüncede netleşme, pratikte kararlılıktır. Kendisini zaman, mekân ve olayların gidişine göre değiştirme değildir. Tabii ki, zaman, mekân ve olayların seyrine
göre taktik anlamında bazı ayarlamalar, değişimler olabilir. Ama olmaması gereken, varılmak istenen nihai hedeflerden taviz vermedir. Bunun gerekçesi olamaz. Gerekçe gösterenin özü çürüktür. Tekrarda fayda var.
“Gelme gelme, dönme dönme”. Gerisi boş. Böylesine düşüncede yoğunlaşmış, tarihi, insanı ve evreni çözümlemiş, pratik anlamda kararlılığı kesin olan,
sorumluluğunun bilincinde, çıkacak sorunlara hazırlıklı, kendisini bütünüyle proğramlamış bir yol erinin önüne bir değil bin engel çıksın ne olacak! Bunu başarmamak için hiç bir neden yok. Aksine başarmak için
bütün koşullar mevcut. İşte bedel de bu anlamda önemlidir. İyilik yapılsın ki, iyilik alına karşılığında.
|