|
İnsanın Yapısı
Bazıları aksini iddia etmekte özgürdürler. Ama bizce insanın yapısı iki türlüdür. Maddi ve manevi. Ruhsal ve bedensel. Bazı düşünürler, akımlar, gruplar insanı sadece bir boyutuyla kabul etmekteler.
İnsanın bedensel ihtiyaçlarını ve bu ihtiyaçların giderilmesi / giderilmemesi sonucu ortaya çıkan çelişkileri kaynak göstererek, insanı tanımlamaya çalışıyorlar.
Diğer tek boyutlu grup ise insanı sadece ruhsal boyutuyla ele alıyor. Ruhun gizemini, karmaşıklığını açıklamaya çalışarak, insanın yapısını açıklamaya çalışıyor.
Bazıları bedenin ruha hizmet için varolduğu inancında. Bazıları ruhu yok sayıyor. Her şeyi maddi varlık temelinde ele alıyor. Bu konuda bir çok örnek verebiliriz. Bilinmesi gereken, insan sadece
ruhsal boyutuyla ele alınamaz. Yine sadece insanı fizyolojik yapısıyla anlamaya çalışmak eksik bir anlam olur.
İnsanı hem ruhsal hem de bedensel olarak yani komple bir şekilde ele alarak çözebiliriz. Salt ruhsal anlayış bizi içinden çıkılmaz bir mistisizme götürür. Yine sadece fizyolojik yapısını inceleyerek
sonuçlar çıkarmak eksik bir sonucun çıkmasına sebep olur. İnsanı bütün boyutlarıyla irdelemek, incelemek ve bunun sonucunda anlam vermek gerekiyor. Örneğin insan milyonlarca hücreden oluşuyor. Hücre yapısını
incelemek bile nasıl bir yapıyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Hücrenin öylesine karmaşık bir yapısı var ki; ne söylesek yetersiz kalır. Hücreden başlayarak insan bedenini oluşturan bütün organların
işlevlerini anlatmak yerine, yeri geldiğinde bazı bilimsel veriler vererek uzuvların önemini belirtmek yeterli olur. Bizlerin anlatmak ve kavratmak istediği; çeşitli organların detayları değil. Bizlerin derdi;
yaşama, dünyaya, evrene anlam verebilmek. Bunu yapmadaki amacımız daha anlamlı bir yaşam içindir. Mümkün mertebe sade bir dil ile anlatmaya çalışıyoruz. Yine de bazı dilsel eksiklerimiz yüzünden düşüncelerimizin bazı kişiler tarafından tam manasıyla anlaşılmaması üzücüdür. Böylesi bir durumda
düşüncelerimizin komple bir şekilde ele alınması gerekmektedir. Parçalar halinde bir değerlendirmenin eksik sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Bu uyarımızı da yaptıktan sonra yolumuza kaldığımız yerden devam edelim.
|