|
HAKTAN VE HAKLIDAN YANA
Bedeli ne olursa olsun, neye mal olursa olsun haktan ve haklıdan yana olmak ilkesini her daim Aleviler savunmuşlardır. Haktan ve haklıdan yana
olmayı bir yaşam biçimi haline getirmişlerdir. Halka hizmet demek hakka hizmet demektir. Halkın şahsında hizmet bütün insanlığadır. Dini, dili, rengi, cinsi, fiziki özellikleri, coğrafyası ne olursa olsun
insanlığa hizmettir.
Hz. Ali halife olduğu dönemde kardeşi Akil, gelip devlet kasasında para talep edince Hz. Ali buna şiddetle karşı çıkmıştır. Halkın malını korumak
adına kardeşini bile red eden bir anlayış yüksek hizmet anlayışı olsa gerek. Düşününki, siz bir kamu yönetiminde en üst düzeyde yöneticisiniz ve ne yaparsanız yapın, istediğinize bütçeden istediği kadar parayı
verebilecek güçtesiniz ve buna itiraz edecek hiç kimse yok. Böylesi bir konumda kardeşinizin isteğini geri çevirir misiniz?! İşte Alevi inancının dayanışma, paylaşım, sosyal adalet boyutunu belirleyen bu anlayıştır.
Ne pahasına olursa olsun haktan ve haklıdan taraf olmak. Kardeşimiz olsa dahi doğruları savunmak anlamında red edebilmek.
Kabul etmek gerekir ki kapitalist sistemin haksızlıklarla dolu bir döneminde yaşamaktayız. Denilebilinir ki “kapitalist sistem hiç bir dönemde
adil olmadı ki şimdi olsun”. Doğru. Her ne kadar bu sistemi tasfiye edip yerine herkesin en azında asgari bir düzeyde yaşamsal ihtiyaçlarının giderildiği bir sistem kurma imkan ve gücünde değilsek de, bu
haksızlıkları söyleme gücündeyiz. Sadece söylemde değil, insanı düşüren her türlü sistemin gücümüz oranında karşısındayız. İnsani olan her türlü sisteminde taraftarıyız. Bazıları kızsa da, dar politik çabalar
olarak da görse bizler insanı bir meta olarak gören bir anlayışın savunucusu olamayız.
Haktan ve haklıdan yana olmak bir yaşam biçimi olmalıdır. Haktan ve haklıdan yana olmak demek; yalandan, sahtekarlıktan, üçkağıtçılıktan, hileden,
düzenbazlıktan, yalakalıktan, dalkavukluktan uzak olmak demektir. Uzak olmakla beraber yaşam biçimiyle de bu tür yanlışlara karşı olmaktır.
Varsın birileri kendi çıkarları için her türlü yanlışı ve haksızlığı yapsın. Varsın günü birlik bir yaşayışın sahibi olanlar her türlü ahlak dışı davranışta bulunsun. Eger bizler gerçek anlamıyla insanca bir yaşamın sahibi olmak istiyorsak, o vakit bütün bu yanlışların ve haksızlıkların karşısında olmalıyız. Hiç kimseye haksızlık etmemeliyiz ve kimsenin bize haksızlık etmesine fırsat vermemeliyiz.
Haksızlığı ve sömürüyü salt devletler, sistemler yapmıyor. İnsan bireysel olarak da kendisinden güçsüz birine haksızlık edebiliyor. Hatta ailesinden birine dahi haksızlık edebiliyor. Bizler her türlü ama kayıtsız
şartsız her türlü haksızlığın karşısında olmalıyız. Kısa vadede kaybediyor gibi görünsek de, doğruları savunduğumuz ve uyguladığımız vakit, uzun vadede kazanacak olan yine bizler olacağız. Haksızlığın, ihanetin,
dalkavukluğun sonu yoktur. Bu tür düşünce ve davranışlar kazandırıyor gibi görünse de aslında kaybettiriyor. Neye mal olursa olsun haktan ve haklıdan yana tavrımızı her daim sürdürmeliyiz!
|