Bütün yozlara ve yobazlara rağmen Alevi kalmaya devam edeceğiz. Remzi KAPTAN

Alevi Konseyi  Alevi Council Alevitische Rat

Sayın ziyaretçi, bu sayfayla amacımız; Alevilik-Aleviler üzerine bilgiler sunmak ve Alevi Konseyi’nin görüşlerini aktarmaktır. Sorularınızı, önerilerinizi alevikonseyi@yahoo.com adli email adresine yazabilirsiniz. Çalışmalarımıza katkı sunan başta rehberimiz Remzi KAPTAN olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ana Sayfa

Aleviler/ Alevilik

Ehlibeyt/ 12 imam

Hz. Ali

Alevi Önderleri

Alevilik Bilinci

Hacı Bektaş/ Bektaşilik

Pir Sultan Abdal

Tarih/Olaylar

Kadın/Gençlik

Hasan Sabbah

Genel

www.alevitentum.de www.turnakitap.com www.pirtv.com www.turnadergisi.de

alevikonseyi@ hotmail.com

Ana Sayfa

---------------------------------------------------------------

HACI BEKTAŞ VELİ

VE ÇEVRESİNDE OLUŞAN KÜLTÜR DEĞERLERİ

 Gülag Öz

 

Hacı Bektaş Veli ve Alevi Bektaşi kültürü ile ilgili yazılı kaynaklar bugüne kadar sağlıklı bir biçimde bu toplum çevresini yansıtmaktan çok uzak kalmıştır.Alevi-Bektaşilik genellikle sözlü kaynaklara dayanmaktadır.Hacı Bektaş Veli’nin yaşadığı 13.yy belki de Anadolu kültürünün en zengin dönemini içine almaktadır.Sünni kültürü yaşatan medreselerin çokluğu ve çeşitli kültür yapısına dayalı tarikatlara ilişkin kurulan tekkelerin ve daha da önemlisi Aleviliği bugünlere taşıyan felsefi kültür okullarının çokluğu ve yaygınlaşması,hatta devlet tarafından bu kültüre verilen desteğin ve bu sayede açılan Alevi Bektaşi tekkelerinin birer Türk okulu niteliği kazanması da bu döneme denk gelmektedir.13.yy ın en büyük özzeliği bilim adamı mutassavıfların en yaygın dönemidir.Anadolu’dan Balkanlara da yansıyan yüz bu dönemin eseridir.

 

13.yy ın en büyük özelliği Dede Kargınların,Baba İlyasların,Baba İshakların,Hacı Bektaş,Mevlanaların,Ahi Evren,Abdal Musaların,Kaygusuz,Taptuk,Yunus,Sarı Saltuk,Karaca Ahmet,Hıdır Abdal,Kızıl Delilerin,Ahi Mahmut,Edeb Alilerin bu döneme damgalarını vurmaları kültürel yoğunluğun Anadolu’da kalıcı izler bırakmasına tanık olmuştur.

 

Bütün bunlara karşın ne yazık ki,yazı ile aktarılan kaynak yoksunluğu dönemin kültürel zenginliklerini bu günlere aktarırken ayrıntılar net tarih vermede zorlanmaktadır.Bu zengin dönem velayetnameler ışığı altında ve büyük ozanların şiirlerinde günümüze ışık tutmuştur.Yunus Emre’nin o büyük felsefi şiirleri olmasaydı döneminin Hacı Bektaşi tekkelerinin özellikleri ve önemi günümüze tarihin kararlıklarında kalarak belki bir ışık ucu olarak kalacaktı.Eğer Kaygusuz’un ölümsüz felsefi şiirleri olmasaydı,döneminin felsefi kaynaklı sanatı ve edebiyatı günümüze yansımayacaktı.

 

Hacı Bektaş Veli,Abdal Musa,Kızıl Deli,Demir Baba,Süceattin Veli,Koyun Baba,Sarı Saltuk Velayetnameleri Alevi ve Bektaşiliğin efsanelere ve kültür birikimlerine,gelenek göreneklerine dayalı yazılı kaynaklarıdır.Bu kaynakların yazılmaları adına yazılan kişinin ölümünden yüzlıllarca sonra dinlencelerden derlenmiş kaynaklardır.

 

Bununla ilgili verilen Selçuklu,Osmanlı ve batılı,Asyalı kaynaklar hep bir biriyle çelişen bilgiler içermektedir.Hacı Bektaş Veli’nin doğum ve ölümüyle ilgili,bu yüce pirin gerçek yaşamına ilişkin bilgilerin çelişikliği,Osmanlı devletinin ilk ikiyüz yılına damgasını vurmuş Alevi felsefesinin derin hoşgörüsü bile gözlerden uzak tutulmaya çalışılmıştır.Ancak bu dönemin bütün bilgileri yine velayetnemelerde mevcuttur.

 

Hacı Bektaş veli’nin soyu konusunda,evlenip evlenmediği,evlendiyse kiminle ve çocukları kimlerdir? Konuları bile aydınlanmış değildir.Hacı Bektaş Veli’den sonra posta hemen oturan kişinin kim olduğu konusunu bile tarihler net olarak anlatmaktan yoksundur.Hacı Bektaş Veli’ye ait olduğu bazı temelsiz kaynaklarda yeralan Şerhi Besmele gibi,Makalat gibi eserlerin velayetnamelerdeki Alevi Bektaşi yaşamına uymadığı rahatlıkla görülmektedir.Bu eserlerin Hacı Bektaş veli’ye ait olduğu bilim adamlarınca tartışma konusudur.İren Melikof,Ahmet Yaşar Ocak gibi uzman bilim adamları bu eserlerin Hacı Bektaş Veli’ye ait olmadıklarını,olamayacaklarını araştırmalarına dayanarak söylemektedirler. Nakşi Şeyhlerinden Prof.Dr.Esat Korkmaz gibi birisinin Makalat adlı eseri bulup Hacı Bektaşındır diyerek topluma sunması ve kaynak gösterememesi,üstelik Arapça yazılmış bu eserin hiçbir yerinde Hacı Bektaş Veli’nin adının bile geçmemesi,yine Rüştü Şardağ gibi bir yazarın hiçbir kaynak göstermeden Şerhi Besmele gibi sünni kurallı yazılmış kitabı hünkara mal etmesi de bilimsel verilerle çelişmektedir.

 

Selçuklu ve Osmanlı dönemi kaynakları da verdikleri bilgilerde çelişkilidirler.Anadolu Aleviliğinin kurucularından ve Hacı Bektaş Veli’nin Mürşidi olan Baba İlyas Horasanı’nın torunlarından Aşık Paşaoğlu yazdığı Osmanlı tarihinde Hacı Bektaş’la ilgili sağlıklı bilgiler vermemektedir.Zaman zaman Hacı Bektaş veli’yi küçük gören ifadeler kullanarak kendi kan soyunu yükselttiğini düşünmektedir.Oysa yazacağı doğrular,Hacı Bektaş’la ilgili her olumluluk Baba İlyas’a itibar kazandıracaktır.Yine Baba İlyas’ın torunu olan ve Babailer’in tarihini yazan Elvan Çelebi Hacı Bektaş’la ilgili kullandığı kelimeler daha da saygındır.O döneme ilişkin en değerli bilgileri Menakubil Unsiye Menakubil Kutsiye adıyla yazılmış o değerli eserden almaktayız. Bunun yanında yine Mevlana’nın yakın müritlerinden Eflaki’nin Ariflerin Menkıbelerinde de Hacı Bektaş veli’ye yer vermektedir.Bunun dışında Hacı Bektaş veli’yle ilgili yer yer bilgi veren kaynaklar bu yüce velinin yaşamına ilişkin yeteri kadar bilgi vermekten uzak kalmıştır.

 

Hacı Bektaş,Bektaşilik,Alevilik konularnda yazılı kaynaklardan sağlıklı ve ayrıntılı bilgi almak oldukça zordur.Alevi ve Bektaşilik konusunun ögrenmek halkın dilinden,söylencelerden,efsanelerden,velayetnamelerden öğrenilmketedir.Bundan başka halk ozanların şiirleri Alevi Bektaşi felsefesini,gelenek,görenek ve inançlarını daha da net olarak vermektedir

 

Alevi Bektaşi toplumunun yazgısı dır ki kendi kuruluşunda büyük emekler verdiği Osmanlı devlet yapısıyla zaman içerisinde ters düşerek karşı karşıya gelmiştir.Aleve Bektaşi fikirleriyle ilk ikiyüz yılını barış ve hoşgörü içinde geçiren Osmanlı devleti ne zaman ki fetihlerle büyüyüp geliştikçe,devlet içerisinde feodalite güçlendikçe ve 14.yy dan sonrda Anadolu’ya çeyitli sünni tarikatlar geldikçe ve devlete hakim olan güçler tüccarlar,toprak ağaları ve dini güçler devletin hoşgörülü yapısını da ortadan kaldırıyordu.Özellikle Çelebi Mehmet ve Musa Çelebi’nin temsil ettiği sınıfların savaşında Alevi toplumunun desteklediği Musa Çelebi’nin yenilgisiOsmanlı devlet yapısını tümüyle değiştiriyordu.İkinci bir darbe ise 2.Bayazıt’ın oğullarından Şehzade Ahmet’le Yavuzun mücadelesi sonunda Yavuzun kazanması ve Osmanlı devlet sistemini tümüyle değiştiriyordu.Bu ise Alevi Bektaşiler açısından zor günler yaşatıyordu.Onlarca insanın devlet eliyle katledilmesi,Bütün Alevi köylerini sünnileştirme politikası,Kanunu Sultan Süleymanın kanunnameleri,Sarı Selim’in Alevilerle ilgili verdiği ölüm fermanları bu toplumu kültürleriyle birlikte ortadan kaldırmaya yönelikti.Ancak bu yenilgiye Anadolu nüfusunun yüzde altmışının Alevi olması bile yetmemeştir.Çoğu köylere yapılan camiler ve sünnileştirme asimilasyonu sonuçlarını kısa sürede vermiş olup,rahatını düşünenen ancak onurlarını ayak altına alan insanların sünnileşmesi sonucu Alevi Bektaşi kültürü dağ başlarında,ıssız mezralarda yaşatılarak bugünlere bir avuç kalmış onurlu insan sayesinde gelmiştir.

 

4.Murat ve 11.Mahmut’un uygulamaları bu toplumu bitirmeye yetmemiş,ileriki zamanlarda aydın Avrupalı Osmanlı Paşaları Bektaşiliği benimseyerek,Alevi Bektaşiliğin aydın fikirlerini Osmanlıya yerleştirmede geç kalmamıştır.Tanzimatla başlayan bu aydınlanma fikirleri Mustafa Kemal’in bağımsızlık ve devrimlerinin de temelini hazırlamıştır.İşte Aleviler Bektaşiler o nedenle kendi kurdukları cumhuriyete sıkı sıkı sarılma ve özgür laik fikirleri cumhuriyetten ayırmamağa kararlı görünmektedirler.  

 

 

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Soru ve önerileriniz için mail adresinizi yazmayı unutmayınız

Ad-Soyad:
eMail:
il-ilce:
Mah+Cad+No.:
Telefon:
Baslik:
Text: