|
Günah ve Tövbe
Hata yapıyoruz. Günah işliyoruz. Nedir hata yapmak günah işlemek? Huzursuz ve mutsuz olmaktır. Kendimizi , sevdiklerimizi ve zarar verdiğimiz cümle insanları üzmektir.
Amacımız nedir? Amacımız; anlamlı ve onurlu bir hayatın sahibi olmaktır.
Yaşamın bir anlamı var. Hayat, öyle bazılarının sandığı ve yaşadığı gibi ucuz ve anlamsız değildir.
Anlamına uygun bir yaşamın sahibi olabilmek için her şeyden önce kendimizle barışık olmalıyız. Kendimizle, çevremizle, doğayla uyumlu ve barışık olmamız gerekiyor. Bunun içinde hatalarımızı en aza indirmeliyiz.
İnsanın iyi olduğuna, iyi olması gerektiğine inananlardanız. Dolayısıyla insan hata yaptığında, günah işlediğinde, kendisinin ve çevresinin malına, canina zarar verdiğinde; bundan pişmanlık duyduğuna inanıyoruz.
Pişmanlık duyuyor insanoğlu yaptığı yanlışlardan, işlediği günahlardan, sebep olduğu acılardan ve verdiği zararlardan dolayı.
Pişman oluyor olmasına ama kısa bir zaman sonra pişmanlığını unutup aynı hataları olmasa bile benzer hataları yapmaya , farklı günahlar işlemeye, zarar ve acı vermeye devam ediyor. Yine pişman oluyor. Yine tövbe
ediyor. Yine yapıyor. Bu böyle devam ediyor. Öyle bir gün geliyor ki artık hatalarından utanacağı yerde hatalarını içselleştirip övünç duyar duruma geliyor. Daha çok günah işliyor, daha fazla acı ve zarar
veriyor. Artık kaybedeceği bir şeyi olmadığını düşünüyor ve daha da bataklığa saplanıyor. Yaptığı hataların tamirinin olmadığını, işlediği günahlarının tövbesinin kalmadığını, verdiği acıların ve zararların hiç bir
tazminat kabul etmeyeceğini düşünüyor. Bu duygu ve düşüncelerle daha da yalnızlaşıyor ve yalnızlaşıp kendi içine kapandıkça daha da bataklığa saplanıyor.
Oysa umut her zaman vardır. Yanlışları düzeltmeye çalışmak soylu bir eylemdir ve hep kabul görür. Hatalar ne kadar çok olursa olsun, günahlar ne kadar büyük olursa olsun, verilen acılar, yaratılan tahribatlar ne
kadar onarılmaz olursa olsun her zaman bir umut vardır. Bütün kapılar hic bir zaman kapalı değildirler. Bir kapı her zaman mutlaka açıktır. Ne güzel buyurmuş Mevlana Hazretleri:
Ne olursan ol
gel
Bin kez tövbe edip
Bin kez tövbeni bozmuş olsan bile gel
Bu kapı ümitsizlik kapısı değildir.
Mevlana hazretlerinin çağrılarına kulak verelim, davetine icabet edelim. Bu kapı ümitsizlik kapısı değildir. Birini kapatan elbet diğerini açar.
Asla yılmayalım, pes etmeyelim, boş vermeyelim. Ne kadar kirli olursak olalım asla tövbe etmekten korkmayalım. Hiç bir şey için geç kalınmış değildir.
Hata ettim noksandır işim
Tövbe günahlarımıza estağfurullah
Muhammed Ali` ye bağlıdır başım
Tövbe günahlarımıza estağfurullah.
|