|
Mutluluk
Bazı insanlar mutsuzlukların sebebini farklı zamanlara, farklı mekânlara yorarlar. Farklı bir mekânda olsalardı mutlu olurlardı. Ya da farklı bir zaman diliminde yaşasalardı mutlu olurlardı. Bizce mutluluk
insanın kendi içindedir. Uzaklara gitmekle, farklı zaman hesapları yapmakla insan mutlu olmaz. İnsan gittiği uzaklara mutsuzluğunu da beraberinde götürür. Elbette mutluluk-mutsuzluk ırsi değil. Ancak insan yığınla
olumsuzluk içinde bile mutluluğa ulaşabilir. Mutluluk için ille de madde gerekmiyor. Maddiyat şüphesiz önemlidir. Ama belirleyici değildir. Belirleyici olan, insanın yaşamın anlam ve önemini kavramış olması ve bu
doğrultuda yaşamasıdır. Böylesi bir insan için maddiyatın önemi yoktur. Yaşamsal ihtiyaçların mahrumiyeti söz konusuysa ve buna başka kimseler engel oluyorlarsa o vakit o kişi için zaten direnç vardır. Yani her
ortamda, her zamanda mutlu olmak için koşullar vardır. Önemli olan bunu bilince çıkarmış olmaktır.
Mutluluğu maddeyle, parayla, şöhretle ölçmek; bunları kriter olarak kabullenmek en büyük mutsuzluk sebebidir. Para sahibi olmak mutluluk sahibi olmak değildir. Elbette bizler burada “parasızlık” edebiyatı
yapmıyoruz. Elbette insana yaşaması için madde lâzımdır. Fakat madde asla yaşamda belirleyici unsur değildir. Önemlidir ama belirleyici değildir.
Maddiyat/para araçtır. Amaç “güzel” bir yaşamın sahibi olmaktır. Amaç dostça, paylaşımcı, ilkeli, çıkarsız, yalansız-dolansız bir yaşamın sahibi olmaktır. Madde/para bu manada bir araçtır. Amaç çok para
kazanmak olmamalı. Amaç güzel bir yaşamın sahibi olmaktır. Maddi anlamda rahat bir yaşam için para gereklidir. Yani para araçtır. Fakat ne acıdır ki; bazı kimseler paranın araç olduğunu unutup, onu yaşamın temel
amacı olarak seçmişler. Ne yazık böylelerine. Abartısız bunların yaşamı boş bir yaşamdır. Böyle kimseler yaşama anlam verememiş kimselerdir. Böyleleri ne dünyaya güzel bir şey bırakırlar ne de kendileri anlamlı bir
şey yapmışlardır. Böyle kişilere gıpta ile bakmak yerine, onların yerinde olmadığına hayıflanmak yerine, onların yerinde olmadığına şükretmek ve olanlara üzülmek gerek.
Bazı kimselere göre mutluluk bir takım bedensel ihtiyaçları uç noktada yaşamak ile mümkündür. Çeşitli eğlence anlayışları geliştirip, bir dizi bedensel hazlara, güdülere, arzulara hitap eden partiler
düzenlemek ve benzer ortamlarda bedeni uyarıcı içecekler ve uyuşturucular almak suretiyle mutlu olmak. Böylesi anlık güdülere hitap eden geçici hazlar mutluluk değildir. Belki sanal mutluluktur ama asla
mutluluk değildir. Mutluluk; cinselliği kötüye kullanarak, bazı uyuşturucular alarak oluşmaz. Mutluluğa bencillikle, başkasını ezerek, hırsla, iktidarla, güçle, şöhretle... ulaşılmaz. Mutluluk; bedensel ihtiyaçların
bedene zarar verecek şekilde azdırılmasıyla, doyurulmasıyla elde edilmez. Fakat acıdır ki; bazı insanlar mutluluğu alkolde, uyuşturucuda, tıkanmada, sapıklığa varan cinsel güdülerde arar olmuştur. Bu kimseler başka
da bir mutluluk yolunu kabullenemiyorlar. Yani onlara göre mutlu olmak için yukarıda saydığımız yozlukları yaşamak gerekiyor. İnsan bu yalancı, sahte, sanal mutluluklar yerine; öz, gerçek, elle tutulabilecek kadar
somut mutluluğu tercih etmelidir.
İnsan yozluklara bulaşmadan da mutlu olabilir. İnsan sade bir yaşamla, maddiyatın amaç değil, araç olduğu bir yaşam biçimiyle de mutlu olabilir. İnsan doğanın güzelliklerine bakarak, bir kuş sürüsünü
izleyerek, bir çiçeğe dokunarak, bir müziği dinleyerek, bir dostla sohbet ederek, bir mum ışığını seyrederek de mutlu olabilir. Mutluluk insanın duygu ve düşüncelerindedir. Mutluluğu bir takım maddi koşullarla
sınırlamak mutsuzluktur. Bu anlamda mutluluk soyut olmaktan, göreceli olmaktan çıkmış ve somutluşmıştır. Bizlerin anlayışı bu temeldedir.
Başkasının yerinde olmak isteyen, kendisi olmaktan nefret eden, kompleksli bir insanın mutluluğu elbette görecelidir. Böylesi bir kişi, o olmak istediği kişinin yerinde olduğunda yine mutsuz olacaktır.
Çünkü kendisi olmadığında, komplekslerini aşamadığında ne kadar da mevki, makam sahibi olursa olsun mutsuzdur. Mutsuzluğu herkese yaymaya çalışır. Hep negatif enerji ile doludur. En küçük bir olayda dahi en olumsuz
sonucu bekler. Mutluluğu maddiyatla sınırlar. Manevi olandan kaçar. Küçük ama önemli ayrıntılardaki mutluluğu göremez. Böylesi insanlar toplumun genel yapısı içinde olumsuzlukları ile tahribat yaratırlar.
Başkalarının küçük mutluluklarını hazmedemeyip aşağılar, küçümser ve hor görürler.
Sonuç olarak mutlu olmanın ölçütü olarak paranın sıfırları hesap edilmemelidir. Para ve diğer maddiyatlar sadece birer araçtırlar. Maddenin esiri olmak yerine, madde bizlerin kullanımında olsun. Mutluluğu
sadece maddiyatlara sahip olmakla sınırlamamak gerekiyor. Maddiyatın yanında maneviyatta olmalıdır. Mutlu olmak için sabır, inanç, kararlılık, tebessüm, hoşgörü, direnç, fedakârlık, bağlılık... gerekiyor. Mutlu
olmak için uyuşturuculara gerek yoktur. Uyuşturucular mutsuzluk kaynağıdırlar. Yalan, sahtekârlık, biçimsellik, yüzeysellik, çıkarcılık, bencillik... mutluluğu değil, mutsuzluğu getirirler. Sen mutlu musun?
|