Bütün yozlara ve yobazlara rağmen Alevi kalmaya devam edeceğiz. Remzi KAPTAN

Alevi Konseyi  Alevi Council Alevitische Rat

Sayın ziyaretçi, bu sayfayla amacımız; Alevilik-Aleviler üzerine bilgiler sunmak ve Alevi Konseyi’nin görüşlerini aktarmaktır. Sorularınızı, önerilerinizi alevikonseyi@yahoo.com adli email adresine yazabilirsiniz. Çalışmalarımıza katkı sunan başta rehberimiz Remzi KAPTAN olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ana Sayfa

Aleviler/ Alevilik

Ehlibeyt/ 12 imam

Hz. Ali

Alevi Önderleri

Alevilik Bilinci

Hacı Bektaş/ Bektaşilik

Pir Sultan Abdal

Tarih/Olaylar

Kadın/Gençlik

Hasan Sabbah

Genel

www.alevitentum.de www.turnakitap.com www.pirtv.com www.turnadergisi.de

alevikonseyi@ hotmail.com

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Alevi Müziğine dair...

Deste Günaydın, Sabahat Akkiraz ile beraber, Aleviler adına müzik icra eden günümüzün en büyük bayan sesidir. Gerçekten mükemmel ötesi bir sesi var. Özellikle söylediği deyişler ve uzun havalar, insanı adeta kendinden geçiriyor. Ama maalesef bu mükemmel ses bırakalım geneli, Alevi toplumu tarafından bile desteklenmiyor. Bizce Deste Günaydın’ın sesi evrensel anlamda bile çok ilgi görür. Ama örgütsüzlük bu güzel sesin çıkmasını engelliyor. Güçlü bir Alevi örgütlenmesi olsa, Deste Günaydın başta olmak üzere bu mükemmel sesleri bütün insanlığa tanıtır. Olmadığı için yerel kalıyor. Örgütsüzlük ve maddi çıkar peşinde koşmak, sanatı sanatsızlaştırıyor.

Oysaki sanatçı sürekli gelişim demektir. Sanatçı toplumun kuyrukçusu değil, öncüsü olmalıdır. Modern toplumlar sanata ve sanatçıya bu yüzden önem veriyorlar. Deste Günaydın örneğinde olduğu gibi, sanatçılar sanatla ilgili akademik bir eğitim almadıkları müddetçe yaptıkları sanat kalıcı olmaz. Eğer bazıları bir kaç tane Pir Sultan türküsü okuyarak bir kaset doldurup, üç beş tane ahbaplarının sayesinde çıkıp bir gecede iki tane deyiş söylemeyi sanat olarak kabûl ediyorlarsa, diyecek lafımız yok. Ama günümüz gerçekliği böyle. Çıkıp iki türkü okuyan, bağlama çalan herkes kendisini sanatçı görüyor.

Oysaki sanatçı, sürekli üreten demektir. Ama maalesef başta Alevi sanatçılar olmak üzere, sanatçılar üretmeyi bırakalım sürekli tüketiyorlar. 70’li yıllardan bu yana, içinde Pir Sultan’ın, Karacaoğlan’ın, Aşık Veysel’in olmadığı çalışma yok gibidir. Çıkan albümlerde mutlaka bu ölümsüzleşmiş gerçek sanatçıların eserleri vardır. Bundan asırlarca önce yaşamış Pir Sultan’ın eserleri hâlâ en popüler olan eserlerse, bundan ders almak gerekir. Sanatçı ya Pir Sultan’ı örnek alacak, ya da popülizme hizmet edip, iki gün sonra bir daha anılmamak üzere unutulmayı.

 

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ana Sayfa

 

 

Soru ve önerileriniz için mail adresinizi yazmayı unutmayınız

Ad-Soyad:
eMail:
il-ilce:
Mah+Cad+No.:
Telefon:
Baslik:
Text: