|
ALEVİ HAREKETİNDE İKİ TEMEL GÜÇ
GENÇLİK VE AYDINLAR
Alevi toplumunun geleceğini iki temel güç belirleyecektir. Bunlardan biri; kendisini her türlü kirlilikten arındırmış, kendisini Alevilik bilinci ile donatmış, yaşama ve dünyaya anlam verebilme
yeteneğine ulaşmış, insanı ve ondaki çelişkileri çözmüş, insanın yaşadığı sorunlara Alevilik penceresinden bakarak çözümler üretmiş gençliktir. İkincisi ise; her türlü ideolojik sapmaya karşı kendisini örgütlemiş,
Alevilik ve insanlık tarihini irdelemiş, kendisini her türlü yozluktan ve ruhsal, düşünsel kirlilikten arındırmış olan aydınlardır. Bu iki güç belirleyicidir. Bunların dışında gelişen oluşumlar, çalışmalar,
hareketler hep tali kalacaklardır. Esas belirleyici güç gençlik ve aydınlardır. Gençlik ve aydınlar Alevi toplumunu geleceğe taşıyacak, dünya ve insanlık var oldukçada yaşamasını sağlayacak olan güçlerdir. Diğer
dinamikler bu iki temel gücün oluşturduğu politikaların takipçisi ve yürütücüsü niteliğindedir.
Neden gençlik ve aydınlar? Gençlik derken burada bir yaş sınırlaması koymuyoruz. Bununla anlatmaya çalıştığımız; toplumun önderliğine talip olan kişinin kendisinde bazı temel düşünce ve davranışlara sahip
olmasıdır. Bu düşünce ve davranışların başında gelenler:
Yeni düşüncelere açık olmak, enerji ve pozitif düşünceyi iyi kullanmak, atılgan, girişken olmak, alçak gönüllü olmak, inançlı olmak, çeşitli ideolojik darlıklara düşmemek, kendisini süratle bunlardan
arındırmak, Alevi inancını asgari düzeyde bilmek ve yine sürekli sistemli bir şekilde felsefesindeki derinliğe inmek, Aleviliği içselleştirip, yaşamsal kılmak, Alevilik ve insanlık tarihini bilmek ya da en azından
bütün bunları öğrenmeye açık olmak, yaşanan yozluklara düşmemek, sosyal olarak gelişmiş olmak... aslında burada onlarca örnek sayabiliriz. Ama bizler bu yukarıda izah etmeye çalıştığımız gibi bir önderlikte neler
bulunup bulunmamasını gerektiğini kısaca Alevilik Bilinci diye nitelendiriyoruz. Bundan da anlaşılması gereken bir yaş sınırlaması değil, düşünce ve davranış sınırlamasıdır. Bir insan 18 yaşında olabilir. Eğer
bu kişi her türlü yozluğu kendisine yaşam biçimi olarak kabullenmişse, toplumun inandığı değerleri hiçe sayıyorsa, bencil, bireyci, antisosyal davranıyorsa, o kişi kesinlikle öncü dediğimiz gençlikten değildir. Ayrı
kriter iki temel güçten biri olan aydınlar için de geçerlidir. Aydın illâ masa başında yazı yazan kişi olarak algılanmamalı. Aydın, toplumun şahsında insanlığın sorunlarına çözüm üreten kişidir. Aydın toplumsal
tarihi inceleyen, toplumsal dinamikleri anlayan, tarihsel gelişim sürecini iyi bilen ve gelişim sürecini iyi tahlil eden kişi ve bununla birlikte geleceğe dair topluma fikir veren kişidir aydın. Aydınlar hiç bir
zaman kendisini para-pulla sınırlamamışlardır. Hep doğru bildiklerini söylemişlerdir. Aynısı şimdiki ve gelecek zaman için de geçerlidir. Aydınlar, koşullar ne kadar dayatırsa dayatsın asla benliklerini ve
kişiliklerini satmamalıdırlar. Beynini ve yüreğini başkalarının emriyle çalıştıran biri, bizler için aydın değildir. O karanlığı temsil eden güçlerin bir malıdır. Aydın eşittir özgür düşünce. Aydınlar Alevi
toplumunun geleceğini belirleyecek olan temel güçlerdir. Ama ruhunu satmış, dar ideolojik kalıplar içinde sıkışmış, çeşitli karanlık güçlerin dolaylı ya da direk egemenliğine girmiş kişi aydın değildir. Böylesi bir
aydın tipi tarihin karanlıklarında yok olmaya mahkûmdur. Ama beynini ve yüreğini gençliğe açmış, onları fikirleriyle aydınlatmış, onlardan hem öğrenmiş hem de onlara öğretmiş bir kişi gerçek anlamıyla aydındır.
Maalesef günümüzde aydınların çoğu yukarıda belirttiğimiz olumsuzlukların girdabındalar. Çok az bir kesim ise namuslu ve şerefli bir şekilde inandığı değerleri anlatmaya, savunmaya devam ediyor. Bu kısaca ilkeli
dediğimiz aydınlar, mevcut örgütlerin sahtekâr yöneticileri tarafından dışlanmışlardır. İlkeli aydınlar bu sahtekâr yöneticilerin oyununa gelmedikleri için toplumdan dışlanmışlardır. Sahtekârların yanlışlarına göz
yumanlar, onların yalan yanlış politikalarına teori bulanlarsa hep ön planda olmuşlardır. Genelde de sahtekâr yöneticilerle birlikte kurumları dolayısıyla toplumu yönetmişlerdir. Alevi toplumu, bu ilkesiz aydınlar
ve sahtekâr yöneticiler yüzünden yok olmayla, erimeyle, asimileyle, başkalaşmayla karşı karşıya kalmıştır. Bizlerin anlatmak için çok çaba sarf ettiği ama bir türlü anlatamadığı nokta burasıdır. Alevi
toplumuna yön veren kurumlar bu ilkesizlerden oluşmaktadır. İyi niyetli, dürüst gerçekten bir şeyler yapmak isteyen yöneticilerde var bu kurumlarda. Ama bu yöneticiler maalesef hep azınlık durumunda kalmaktalar.
Aleviliği yok etmeye çalışan, Alevileri boğmaya çalışan bir çok unsur mevcut. Bu mevcutluğa birde Alevi kurumlarındaki yanlışlıklar ve yetmezlikler eklenince ortaya yok olmayla karşı karşıya olan bir inanç
toplumu çıkıyor. Elbette her şart altında Alevi toplumu varlığını sürdürecektir. Ancak bizlerin amacı marjinalleşmiş bir toplumdan ziyada, inancını geliştirerek koruyan bir toplum olmaktır. Böyle bir toplumun
altyapısını gençlik ve aydınlar hazırlayacaktır.
|